Natalia Hanikoğlu, Elvan Abeylegesse, Ebru Kavaklıoğlu, Zaza Enden gibi Türk vatandaşı yapılan yabancı sporcularla uluslararası organizasyonlarda başarılı olan Türkiye, bu yönteme şimdi de futbolda başvuruyor. Altyapısını sağlıklı bir düzene oturtamayan Türk futbolunda devşirme oyuncu dönemi başlıyor.

 

Brezilyalı Marco Aurelio'nun, yeni sezonda F.Bahçe'de Türk statüsündeoynuyor olması, Türk futbolunda yeni bir dönemin başlangıcı oluyor. Dünün Marco'su, Mehmet Aurelio artık bizden biri ve FIFA'dan gelen onay sonrası Lüksemburg maçındaFatih Terim tarafından göreve çağrılınca da Türk Milli Takımı'nın formasını giyen ilk devşirme futfbolcu oldu. Böylece Aurelio, Milli Takım'da yeni bir dönemin başlangıcı olarak Türk futbol tarihine geçti. Konu futbol severlerin de dilinedüştü. Bir internet sitesinin anketinde Aurelio'nun yani bizim taze Mehmet'in A Milli Takım'da oynamasını oylayanların yaklaşık yüzde 60'ı, ‘Çok doğal, tüm dünyada örnekleri var' yaklaşımını benimsiyor. Yüzde 4'lük bir kesim sağlıklı bir fikir üretemediğini beyan ederken, yüzde 36 da yabancı kökenli futbolculara Ay-Yıldızlı forma giydirilebilecek olmasından rahatsız olduklarını söylüyor. Yani ekseriyet, Fatih Terim gibi olumlu düşünüyor.  Futbol Federasyonu'nun belirlediği yeni statü gereği; Türk vatandaşlığı hakkını elde eden yabancı oyuncular, milli takımda oynama şartlarına (FIFA'nın koyduğu kriterleri haiz) uygun oldukları takdirde hiç beklemeden kendi takımlarında da yerli statüsünde oynayabiliyor. Herhangi bir kulübün kadrosunda bulunan ya da yeni transfer edilen (vatandaşlığa kabul edilmesi halinde Türk Milli Takımı'nda oynamasına da engel olmayan) bir yabancı oyuncu vatandaşlık hakkı elde ettiği gün yerli oyuncu statüsü de kazanmış oluyor. F.Bahçeli Aurelio bu tanımlamaya uyan futbolcu olarak Ay-Yıldızlı formayı giydi. Hatta Brezilya Milli Takımı’nda hiç oynamayan Aurelio, Türk Milli Takımı’na çağrılmasaydı bile Türk Milli Takımı’nda oynama şartlarını  Yabancı oyuncularla ilişkin yeni statüde bir de yumuşama yapıldı. Eski statüde yabancı futbolcular Türk vatandaşı oldukları tarihten itibaren beş yıl bekliyorlardı. Şimdi ise başvuru tarihinden itibaren 5 yıl bekledikten sonra yerli oyuncu statüsünde oynayabilecekler. Başvuru tarihinin esas tutulması ile TC vatandaşlığına meyilli olanlar biraz daha zaman kazanmış oluyor. Ancak futbol federasyonunun konuyla ilgili uygulamalarında küçük bir boşluk vatandaşlığa geçiş sürecini sıfırlayabiliyor. Tıpkı Beşiktaşlı Marcio Nobre’ye yapılan uygulamada olduğu gibi. Bu boşluktan yararlanarak Türk vatandaşı olan ve Mert Nobre adına alan Nobre de şimdilerde milli takıma çağrılmayı bekliyor. Tabii bu durumu fırsat bilen kulüpler tam 12 futbolcu için aynı maddenin uygulanmasını isteyerek futbolcularına vatandaşlık başvurusu yaptırdı bile. Yabancı futbolcuların ülke futboluna kazandırılmasının çok sayıda örneği bulunuyor. Fransa Milli Takımı’nın neredeyse tümü yabancı kökenli futbolcularla 1998’de Dünya şampiyonu, 2000’de Avrupa şampiyonu, 2006 Almanya Dünya Kupası’nda final oynaması da futbol dünyasında çok konuşulan ilginç bir gerçek. Aslında, global spor sisteminde giderek yaygınlaşan, yabancı uyruklu sporculardan nemalanma konusunda Türk sporu hiç de geri durmadı. Voleybolda Rus Natalia Hanikoğlu, boksta Gürcü Ramazan Palyani, atletizmde Etyopyalı Elvan Abeylegesse, Rus Ebru Kavaklıoğlu, okçulukta Gürcü Natalia Nasaridze, masa tenisinde Çinli Fei, basketbolda Makedon Petar Naumoski, Gürcü Zaza Enden bir çırpıda akla gelenler. Türkiye’de 1970’lerin başında Eskişehirspor’la ligde Es Es fırtınası estiren Boşnak antrenör Abdullah Gegiç ile 1960 ve 70’lerde uzun yıllar Fenerbahçe kalesini koruyan Rumen Ilie Datcu, Türkleşen yabancıların öncüleri oldu.

Jay Jay Yavuz, Didier Six ya da Dündar Siz!

Her ikisi de hayatını Türk futboluna adamış, ikinci vatanları Türkiye’nin sevgilisi olmuştu. Datcu, Dinamo Bükreş kalecisi iken 1969’da F.Bahçe’ye transfer olmuş, 1975 yılına kadar da tam 220 maçta Sarı-Lacivertli kaleyi korumuştu. Fenerbahçe’de 2 lig şampiyonluğu yaşayan Datcu, 1978’de Türk vatandaşlığına geçti. F.Bahçe ve Beşiktaş’ta kaleci antrenörlükleri de yapan Datcu, TC nüfus cüzdanı çıkarırken adını İlyas Datca olarak değiştirmişti. Yaklaşık 10 yıl önce Türk futboluna düşen bir yıldız vardı: Jay Jay Okocha. Kırmızı kramponlarıyla sahalarımızı arşınlayan F.Bahçe’nin Nijeryalı futbolcusu da Muhammed Yavuz ismi verilerek Türkleştirilmişti. Didier Six, Derwall’in yepyeni bir vizyon kattığı 80’lerde G.Saray’a transfer edilirken Fransız Milli Takımı’nın formasını giyiyordu. Topu topu 22 maç G.Saray’ın formasını giyen Six, Türk vatandaşlığına geçirilirken Dündar Siz ismini aldı. Didier Six’in, Türkleşince Dündar Siz’e dönüşmesi, hâlâ güncelliğini koruyan bir espri kaynağıdır. ‘Yabancı futbolcuları Türk vatandaşı yaparsak ismi ne olabilir? türünden bir internet sitesi formunda en çarpıcı örneklerden biri Fatih Terim’in Fiorentina ve Milan’dan öğrencisi Portekizli futbolcu için yakıştırılmıştı: Rui Costa’yı Türk yapalım, adını da Ruhi Posta koyalım! 1980’- lerde Beşiktaş’ın formasını giyen Mirsad Kovaçeviç, amatörlüğe dönüş, PAF takımı maçı derken G.Saray’a kazandırılmış ve hemen Türkleştirilip Mirsad Güneş ismiyle yerli statüsünde liglerimizde top koşturmaya devam etmişti. Türk statüsünde yabancı futbolcu oynatma konusunda en iyi randımanı alan kulüp hiç kuşkusuz Kocaelispor oldu. Yeşil-Siyahlılar, milenyum sezonunda Güvenç Kurtar yönetiminde üç büyüklere kafa tutarken, kadrosunda kaleci Detlef Müller (Metin Mert), Misco Mirkoviç (Mert Meriç) ve Roman Dobrowski (Kaan Dobra) ile Türk vatandaşlığına geçirilmiş üç yabancı futbolcu barındırıyordu. Tümünden de üst düzey verim almıştı Körfez ekibi. Yakın dönemde de Türkiye’de en uzun süre kalan yabancılar, artan kıdemleriyle birlikte Türk vatandaşlığını seçtiler. 1992-93 sezonunda, Alman Detlef Müller, daha sonra ‘Metin Mert’ adını alarak Sarıyer, Trabzonspor, Kocaelispor ve Konyaspor’un kalesini korudu. 1993-94 sezonunda, F.Bahçe’ye transfer olan Nijeryalı savunma oyuncusu Uche Alozia Okechukwu, ‘- Deniz Uygar’ adını alıp Fenerbahçe’de uzun yıllar top koşturdu, ardından İstanbulspor’un formasını giydi. Yugoslav Misko Mirkoviç de ileriki yıllarda ‘Mert Meriç’ adıyla TC vatandaşı oluyor, Kocaelispor, Fenerbahçe ve Elazığspor’un formasını giyiyordu. 1994-95’te ligimize katılan Polonyalı Roman Dobrowski tam bir istikrar abidesi idi. ‘Kaan Dobra’ adını alacak olan futbolcu, Kocaelispor ve Beşiktaş’ta üst düzey performans sergiledi. 1995-96’da Samsunspor kalesini korumaya başlayan Kamerunlu Allum Buker ise ‘Ali Uyanık’ adını almış, Karadeniz ekibinden sonra İstanbulspor ve Konyaspor’un kalesini korumuştu. Boşnak Elviç Boliç, aynı adla G.Saray, F.Bahçe ve ardından İstanbulspor’da, bir başka Boşnak yıldız Elviç Baljiç ise genç yaşında Bursaspor’da forma giydi. Ardından F.Bahçe ve G.Saray’da top koştururken Elvir Baliç adıyla T.C. vatandaşlığı statüsüne girdi.

1 MEHMET GELDİ, 66 MEHMETÇİK GİTTİ

 

 

Ağabeyi Murat’la birlikte İsviçre Milli Takımı forması giyen Hakan Yakın,  Almanya’da düzenlenen 2006 Dünya Kupası’nda İsviçre takımında göze batan isimlerden biri oldu.

 

Türkiye, Fenerbahçe'nin Brezilyalı oyuncusunu Milli Takım'da oynatabilmenin sevincini yaşarken, son iki yılda tam 66 Türk gencinin başka ülke milli takımlarında forma giydiği ortaya çıktı. Futbol Extra Dergisi'nin araştırmasına göre tam 9 Avrupa ülkesi Türk gençlerine milli takımlarında yer veriyor. Almanya'da 17, Avusturya'da 14 Türk bulundukları ülkelerinin milli formasını giyiyor. Türkiye son günlerde Fenerbahçeli Marco Aurelio'nun Türk vatandaşlığına geçer geçmez ay yıldızlı formayı giymesini tartışadursun, Futbol Extra'nın araştırması Avrupa'daki 9 ayrı ülkenin milli takımında forma giyen Türk oyuncuların sayısının 66'ya yükseldiğini ortaya çıkardı. Bugün futbolda söz sahibi olan Almanya, Hollanda, İsveç, İsviçre, Danimarka, Avusturya ve Belçika gibi ülkelerin başarı ve gelecek için Türk gençlerine yönelmesi, özellikle bu ülkelerde süregelen Afrikalı modasının ardından "Türk modası"nın başladığını gösterdi. Avrupa futbolunun devlerinden biri olan Almanya, neredeyse geleceğinin önemli bir kısmını Türklere emanet etmiş durumda. Almanların 21 yaş altı takımından itibaren hemen hemen her kademesindeki takımında birden fazla Türk görmek mümkün. Avusturya Milli Takımı'nda da son yıllarda hızlı bir şekilde Türkleşme göze çarpıyor. Hataylı Azar Karadaş'ın Norveç, Uğur Yıldırım'ın Hollanda A milli takımlarına yükselmesinin ardından bu yıl da Ramazan Özcan'ın Avusturya ve Malik Fathi'nin de Almanya A Milli Takımı'na çıkması dikkat çekti.

zaman 2006 09

www.turkiran.com