تورک ایگیدلری (محمدامین رسولزاده)

Mehmed Emin Resulzade 1884 - 06 Mart 1955
1884-1955 yılları arasında yaşayan
Resulzade, Azerbaycan Türklerinin yetiştirdiği en büyük devlet ve
hükûmet adamlarının başında gelir. Onun sağlığında
iken anlatanlar kalem, kelâm ve mefkûre üstadımız sözleri
ile ifade etmişlerdir. Resulzâdenin, mütefekkir ve inkılâpçı,
siyaset ve devlet adamı, muharrir, edib ve hatip cephelerinden çeşitli
portreleri yapılabilir. Resulzâde ise bu cephelerin hemen hepsinde de büyük
bir üstad durumundadır. Azerbaycan Cumhuriyetinin kurulmasında,
işlemesinde ve gelişmesinde bizzat katıldığı
liberal-demokratik bir mefkûreyi, mücâdeleci bir taktik ile birleştirmesini
bilen Resulzâde, inkılâpçı bir hürriyet ordusunun yetişmesine,
daha genç yaşlarda başlamıştı. Çarlık Rusyasının
genç Resulzâdesi, 1903 ve 1904 yıllarında, kendisinin kurduğu
Azerbaycanlı Genç İnkılâpçılar Komitesinin başında
bulunmuştur. Çarlık Rusyasının istibdadına karşı
direnen ilk makalelerini de bu dönemde 1903 yılında yayınlamıştır.
Kısa bir süre sonra 1905de patlak veren Rus-Japon savaşında
Çarlığın yenilmesi Rusyadaki mutlakıyet ve koyu istibdadın
temellerini de sarsmıştır. Bakû gibi Türk kültürünün
merkezlerinden birisi olan Azerbaycanda uyanış hareketine
dayanamayan jandarma-polis devleti yarım yamalak bir meşrutî yönetime
rıza göstermek zorunda kalmıştı. 1905de temin olunan
bu sınırlı hürriyet sayesinde Azerbaycanın
bu en büyük aydınlar merkezi Baküde günlük, aylık ve haftalık
gazete ve dergiler yayınlanmaya başlamıştır.Basında
Ali Merdan Topçubaşı, Ahmed Ağaoğlu, Hüseyinzade Ali ve
Azerbaycan basının kurucusu durumundaki Zerdablı Hasan
Beylerin başını çektikleri aydınlar topluluğu Batı
Avrupa kültürünün verdiği büyük birikimle ülkelerinin istiklâline
ve yükselmesine gönül vermiş büyük bir topluluk vardı. Bu
yazarlar ve aydınlar kafilesine Resulzâde de katılmıştı.
Azerbaycan millî çevrelerini dolduran garbçılık-Avrupacılık,
şarkçılık-İslâmcılık ve Çağdaşlaşmak
şeklinde yorumlayan ve formüle eden Ali Bey (Hüseyinzâde) daha
sonraları Ziya Gökalp tarafından da benimsenerek işlenen bu
temel prensipler, genç Resulzâde üzerinde kuvvetle etkili oluyordu. Çok geçmeden
onu, 1906da neşriyatına başlayan Tekâmülün başında
görürüz. İnkılâpçı milletsever gençliğin fikirlerine
tercüman olan bu gazetenin program makalesinde, kendi deyimi ile
milletlerin, kavimlerin, toplulukların, sınıfların ve
şahısların hukukda ve seçtikleri yolda hür ve eşit
olmalarını ve her türlü saldırıdan korunmalarını
savunan genç ve inkılapçı düşünür Resulzâde, bu tezini
hayatı boyunca işleyecek ve insanlara hürriyet, milletlere
istiklâl şeklinde formüle ettiği millî bir mefkûre haline
getirecektir.
AZERBAYCAN DIŞINDAKİ ÇALIŞMALARI
Onu 1908den 1911 yılına kadar Tahranda ve 1911 ve 1913 yıllarında
İstanbulda çalışırken buluruz. Merkezi Azerbaycan ve
onun başşehri Tebriz in teşkil ettiği İran inkılâbı,
hürriyet ve demokrasi aşığı Mehmet Emini de cezbetmişti.
Hürriyet ordusunun zaferle Tahrana girişi ve meşrutiyetin ilanı
üzerine Tahranda yayınına başlayan Batı usulünde ilk
günlük (Yeni İran)gazetesinin müdürü ve başyazarı Mehmed
Emin olmuştur. Türkiye ile İranda Hürriyetin başarılı
olmasına ve meşrutiyet idaresinin kurulmasına karşı,
Rusyada irtica ve baskı rejimi yeniden hortlamıştı. Çarlık
ülkesindeki büyük Türk ve İslâm kitlelerinin ayaklanmasından ve
istiklâl istemelerinden tedirgin olan ve büyük bir korku içinde bulunan
rejim, baskısını bu zümreler üstünde yoğunlaştırıyordu.
Ayrıca Kafkasyanın yanı başında bir hürriyet üssünün
kurulmasına ve gelişmesine tahammül edemeyen Rusya bu hürriyet ve
istiklâl hareketini her vesile ile bastırmak ve yok etmek için girişimlerini
sürdürüyordu. Sonunda ordusu ile müdahale ederek Millet Meclisini
bombardıman ediyor, hürriyet ve istiklal arzularını boğuyordu.
Kendilerine teslimini talep ettikleri Resulzâde Mehmed Emin, Seyyid Hasan
Takizade ile birlikte Türkiyeye iltica etmek zorunda kalıyorlardı.
İslâm Birliği fikirleri ile Osmanlılık akımlarının
sönmeye ve onların yerinde Türk milliyetçiliği fikirlerinin gelişmeye
başladığı günler yaşanıyordu. Rusyadaki Türklerin
temsilcileri, bunlar arasındaki Ahmed Ağaoğlu ve Hüseyinzade
Ali Beylerin de katılması ile Türkçülük akımı büyük
bir güç haline geliyordu. Resulzâde Mehmed Emin, İstanbulda yeni
kurulup gelişmekte olan Türk Ocakları katılıyordu. Yeni
yayınına başlayan Türk Yurdu dergisinde İran Türklerine,
Rusyadaki Türkçülük ve milliyetçilik akımlarına dair çok sağlam
makaleler yazıyor, yorumlar yapıyor ve bu bölgelerdeki Türklerin
tarihine, folklor ve etnoğrafyasına, tarihi emellerine yer veren büyük
akisler gören yazılar yazıyordu. Aynı zamanda Azerbaycandaki
Çarlık aleyhine sürdürülen istiklal hareketlerinin temsilcileriyle de
temas halinde idi. Orada gizlice yürütülen hareketin içinde bulunanlara
stratejiler üretiyordu. Bu çalışmaları sonucunda Baküde
millî-demokrat Müsavat Partisinin kurulmasını teşvik
ediyordu. Burada milliyetçilik şuurunun uyanmasını da bu
vesile ile başlatmıştı. Aynı zamanda Reşulzâde
Türkiyedeki milliyetçilik ve Türkçülük akımlarını da geniş
çapta etkiliyordu. Önceleri Türk imparatorluğu coğrafyasını
hedef alan Türk Ocağı çalışmaları, bu defa Türk dünyasını
ilgi alanı haline getiriyodu. Daha sonra kendilerine katılan Kırım
ve Tataristan âlimlerinden Yusuf Akçura ve Sadri Maksudî Arsal gibi büyük
Türk mütefekkirleri aracılığı ile kuvvetli bir ekip
halinde gece gündüz büyük Türk milletinin geleceğini hazırlıyorlardı.
1917de Çarlığın yıkılması üzerine derhal büyük
bir hareketlilik kazanan Türk ülkeleri arasında Azerbaycan ilk istiklâlini
ilân eden ülke oluyordu. Resulzâde ülkesinde idi ve var gücü ile
Ruslardan kurtulmak için teşkilatlanıyordu. Sonuçda kendisinin
kurup geliştirdiği Musavat Partisi ekibi ile kendi millî
devletlerini kurmuş ve başına geçmişti. Kızılordunun
ülkesini işgal ile istiklaline son verdikten sonra Türkiyeye sığındığı
arkadaşları ile beraber Avrupaya geçmiş ve büyük lider
Atatürkten gördükleri büyük destek ile orada yaptıkları yayınlarla
büyük hizmetler vermişlerdir. Onun kurduğu ve yetiştirdiği
Azerbaycan aydınları Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez
prensibini onun bıraktığı dönemden devir alarak sürdürmüşler
ve bugünkü durumu meydana getirmişlerdir.
Eserleri:
Azerbaycan Cumhuriyeti (1922)
Istiklâl Mefkûresi ve Gençlik (1925)
Azerbaycan Misak-ı Millisi (1927)
Milliyetçilik ve Bolşevizm (1928)
Azerbaycan Şâiri Nizâmî (1951)
دايرةالمعارف ناسيوناليسم ترک،
www.turkiran.com